7 Ocak 2008 Pazartesi

Yolculuk-5



Astsubay İbrahim;
çingene esmeri teni,
midye kabuğu gözleri,
dar sokağın
esrik bakışı
ağlar masada.,
masada;
kesif anason kokusu,
damağında kızıl lezzet
Fatosu..
Fato
dayı kızı,
yeni yavuklu.,
koymadılar
İbrahim'e,
kıskançlık mı
faili meçhul
ertesinde nişanın.,
henüz ısınırken ortalık
daha çimenlerden
kalkmadan kırağı,
vurdular Fato'yu.
Astsubay İbrahim
şarjöründen boşalan
kurşunlar gibi
ağlar masada
masada
Kemani Kevser Hanım'ın
Nihavent Longası


Astsubay Mustafa.,
yörük güzeli
kışlanın yakışıklısı,
dul yatakların
gediklisi.,
tanır yakından
kadife
ahenkli sesi,
ünüforması kadar sevdiği
İbrahimi,
ve
sarılır boynuna
İbrahim'in
harmanına sarılan
iki nasırlı
kocaman uzun kemikli,
şefkatli
iki el gibi.
Yüreklerine kazıdılar;
ölümün kıyısında
kürek çekilip,
akıp geçen
çatışma günlerini..



İçeride
Mustafa,İbrahim
ve üçüncü kişi.,
dışarıda
ayışığı,
ayışığı altında
künar kokulu
patika.
Öfkeli rüzgarlara umarsız,
kayalara vuran
dalgaların bitiminde,
karşı kıyıya uzanan
alacakaranlığın
koruganları altında.,
karanfil kokan beyaz teni,
gül kurusu köhneliğiyle
bir kır kahvesinde;
yakınlığın iki sızısı
yakın iki yürek,
iki bakış ,
iki can ,
iki hazan.,
hangisi daha ürkek
yada hangisi daha cesur.,
cesaret ve ilelebet
sevmelidir insan
sevdiği zaman.,
sevmelidir aşkında
tüm zamanları..




Şimdi.,
üç arkadaş
sarılırlar birbirlerine sımsıkı,
kor olur
tenlerinin ateşi.,
yanan balkanlar üstünden
uçup geçen gökyüzüdür.,
bu mevsim de
adanın göçmen kuşları..

Hiç yorum yok: