Oturduk karşılıklı,
baktı bir müddet
gözlerime.,
gözleri erinç buğusu..
baktım bir müddet
ellerine,
konuşmaya başladı
uzak öyküler
anlatır sesi..
Tatlı
kekik kokusu
doluverdi ciğerlerime,
azdan çiseler yağmur
ve
sıraya girer bulutlar..
Evlendiğini öğrendim,
bana sevdasından
önce
tanıdığı bir delikanlıyla;
iri yapılı esmer
neşeli,
canciğer arkadaş
eğlenceli.,
tanırsın aslın da
dedi
lakin çıkaramadım..
bayağı gezmişler birlikte,
anlatmış
aramızda olup biteni
sanki iki değilde
üç kişi oluyormuş
hep
yanyana gelişleri.,
velhasıl amacı
unutmakmış beni,
unutmuş mu
bilinemez.,
tek canını sıkan;
bunca zaman ona
haksızlık etmesi imiş
vefası yüzünden..
Tatlı
kekik kokusu
doluverdi ciğerlerime,
azdan çiseler yağmur
ve
sıraya girer bulutlar..
Bir de
adını zikretmeyeyim
sırdaşından bahsetti,
insan değil altıncı his.,
ne zaman nemlense
göz pınarları,
o nun elleriymiş
yanaklarını silen..
yani ben ağladıkça
gözlerinde
yani
gözyaşlarım süzüldükçe
yanaklarından
ve
yüreğinde esince
yaz sıcağı
ki
ben oluyorum
o çoğu zaman.,
ya esmer delikanlı
ya o hızır çocuk
olurmuş bahar yeli
saçlarında gezinen.,
böylece ferahlarmış
azıcık
azıcık unutur gibi imiş
acılarını.,
benim acılarımı..
Tatlı
kekik kokusu
doluverdi ciğerlerime,
azdan çiseler yağmur
ve
sıraya girer bulutlar..
O an anladım beni
ne kadar çok
sevdiğini,
yalım düşünce
toprağa
neden unufak olurmuş
ardından
kum fırtınalarıyla
dökermiş kendini
sulara toprak,
böylelikle çıkarmış
toprak olmaktan..
o an anladım beni
ne de sevdiğini,
demek bir kadın da
sevince
yani
aşk varsa ortalıkta,
atarmış kendini
yabancı yüreklere,
böylelikle çıkarmış aşk
aşk olmaktan..
Tatlı
kekik kokusu
doluverdi ciğerlerime,
azdan çiseler yağmur
ve
sıraya girer bulutlar..
Utandım,
başımı eğdim.,
bir erkeğin yarasını
iki erkek onarırmış
kadınların kalbinde..
ya
benim yüreğim,
avare yüreğim
diyemedim.,
susmasını rica ettim
yakarıp gözlerine,
anlayışla karşıladı
sustu,
gülümsedi hafifçe.,
dua eder gibi
büzüldü dudakları,
elleri kalktı
havaya.,
saçlarında, alnında,
gözlerinde
yanaklarında
mahpus ve mahsun
kırçiçekleri
sonra birden
çevirdi başını,
ürktü kaçıştı ebabiller.,
tuttu sımsıkı
öptü
aksıman mermer taşı..
Tatlı
kekik kokusu
doluverdi ciğerlerime,
azdan çiseler yağmur
ve
sıraya girer bulutlar..
Anlamıştı
gitmesi gerektiğini
artık.,
huzur isterdi çünki
son duraklarında
bütün
huzursuz ruhlar.,
baka kaldım
ardında
hiç konuşmadım,
erguvani akşamın
gölgeleri ufkunda
belli ki bu bir
elveda.,
tatlı
kekik kokusu
doluverdi ciğerlerime,
azdan çiseler yağmur
ve
sıraya girer bulutlar.,
sarıp sarmalarlar beni
üşümem bir daha
asla...
10 Ağustos 2008 Pazar
Anlamıştı...
9 Ağustos 2008 Cumartesi
Anlara yazılanlar..
1
Konuşma,
sus ne olur.,
daha fazla
konuşma,
konuştukça sen terkediyorsun
buraları,
tanımadığım kadınlar çıkıveriyor
karşıma..
2
Durun
serçe kuşları.,
kanatlarınızı çırpmayın
gül dalında esmesin
nefesleriniz.,
akşamları
hele de
ayrılık zamanları.,
kapımın önünde bir kaçınız,
bir kaçınızla penceremde
yapayalnız
olmalıyız..
3
Emelim
firik ceviz dalında,
rastlantı değil
yabancılığım.,
bir kadının anlında
açansa.,
puslu karanlıkta
dudaklarım..
4
Hasretin bahanesi yoktur
tutar vurur yüreği
iki kaşın arasından,
ve bir tek yürektir
umarsız.,
kendi yarasına
tuz basamayan..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)