Askerler;
denizlerin çaresizliğidir,
sisli kıyılarda
vurulup düştükleri
yosun kapılarında kayaların.
Kan köpürmüş
nasır parmaklıların
nakışları gibi
askerler
mavi bereli..
Çatılı makinalılar,
günler bir bir
sayılmaya başlanır,
cigaralar sarılır
ela gözlü,
kara kaşlı
ferman yazanın
ve
hiç kavuşulmayacak
olanın
düşüp yüreğine
solan bozkır ayazının
kırçiçekleridirler.
Askerler;
ne bekler
bir dost,bir sevgili ?
ya
hiç gelmeyen,
yada
geciken haber.,
verilipte alınamayan
Tanrı kelamıdır
onlar...
Samsundan,Sıvastan,Antepten
Çorumdan,Maraştan,Aydından,
bilinmezler
nereden gelir
nereye giderler.,
bilinen
kazınmış saçları,
korkulu gözleri,
titreyen elleri
daim susan dilleriyle.,
bilinen;
kirli haki
mavi bereli,
tıpatıp
tek tornadan,
tek tezgahtan.,
yani
bilinen;
ölüm gibi korkulan
ölecek kadar iteatkar
verilipte alınamayan
Tanrı kelamıdır
onlar..
Ve ben.,
onlarla koşmaktayım
sabah içtimalarında
mavi gözaltında,
içimde
gecikmiş yaralı güz,
güz eskisi bir yürek
içlerinde.,
böyle yürekler görür
çıldırtan hasreti
en olmadık yerinde..
Sızım var sol yanımda.,
umarsız sayrılarım
sayrılarımın al mendilinde
yanındayım
hatırlarım....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder