26 Ekim 2007 Cuma

Uğrumuza ölenler onlardır...



Topraktan öğrenip

kitapsız bilendir.

Hoca Nasreddin gibi ağlayan

Bayburtlu Zihni gibi gülendir.

Ferhad'dır

Kerem'dir

ve Keloğlan'dır.

Yol görünür onun garip serine,

analar, babalar umudu keser,

kahbe felek ona eder oyunu.

Çarşambayı sel alır,

bir yâr sever

el alır,

kanadı kırılır

çöllerde kalır,

ölmeden mezara koyarlar onu.

O, "Yunusu biçâredir

baştan ayağa yâredir",

ağu içer su yerine.

Fakat bir kerre bir derd anlayan düşmesin önlerine

ve bir kerre vakterişip

"- Gayrık yeter!.."

demesinler.

Bunu bir dediler mi,

"İsrâfil surunu urur,

mahlukat yerinden durur",

toprağın nabzı başlar

onun nabızlarında atmağa.

Ne kendi nefsini korur,

ne düşmanı kayırır,

"Dağları yırtıp ayırır,

kayaları kesip yol eyler âbıhayat akıtmağa..."

''N.Hikmet Ran-Türk Köylüsü''


Hiç yorum yok: